Cumhur Calban
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. 2 Yılda Tükenen Ayşe Ünlüce

2 Yılda Tükenen Ayşe Ünlüce

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ayşe Ünlüce, daha yolun başında kendisine verilen siyasi krediyi tüketmiş görünüyor.

Bunu görmek için uzun analizlere gerek yok. Sosyal medyada yaptığı hemen her paylaşımın altına bakmak yeterli.
3–5 yorumdan, organize bir trol saldırısından bahsetmiyoruz.
Yüzlerce mesaj… Tamamen organik bir halk tepkisinden bahsediyoruz.
Üstelik önemli bir kısmı, daha düne kadar destek vermiş ama bugün pişmanlığını açıkça dile getirenlerden oluşuyor.

Peki bu noktaya nasıl gelindi?

Öncelikle en temel problem: değişim iradesinin ortaya konulamaması.
, göreve geldiğinde büyük ölçüde Yılmaz Büyükerşen döneminden kalan kadrolarla devam etti.

Bu kadrolar 25–30 yıllık belediye tecrübesine sahip olabilir. Ancak bu kadar uzun süre aynı yapı içinde kalmanın bir bedeli vardır:

• Zihinsel yorgunluk
• Alışkanlık körlüğü
• Birikmiş bagajlar

Tecrübe bir avantajdır ama yenilenme olmadan tek başına yeterli değildir.
Ünlüce bu tazelenmeyi gerçekleştiremedi.

İkinci ve belki de en kritik başlık: nepotizm.

Bu şehrin gündemine “nepotizm” kavramını taşımak için çok çaba sarf ettim.
Somut örneklerle, isim isim ifşalarla…

Çünkü Eskişehir’deki belediyelerde nepotizm, haddi hududu çoktan aşmıştı.
Nihayet nepotizm artık Eskişehirliler tarafından bilinen bir kavram.

Beklenti neydi?
Ayşe Ünlüce’nin bu düzeni kırması.

Peki ne oldu?
Aksine, sistem daha da pekiştirildi.

Kadrolar eş-dost-akraba ilişkileriyle şekillenmeye devam etti.
Ve bugün yaşanan hataların, krizlerin ve skandalların önemli bir kısmı doğrudan bu düzenin bir sonucu.

Nitekim son olarak ESKİ’de gündeme gelen resmi evrak sahteciliği iddiaları, işin varabileceği noktayı açıkça gösteriyor.

Meclis kararını kendilerine göre değiştirip, vatandaşın cebinden %48,5 fazla para alma cüretine kadar varan bir çürümüşlük…

Açığa çıkan bu tablo, önümüzdeki günlerde muhtemelen çok daha ciddi sonuçlar doğuracak.

Bir diğer önemli kırılma ise vatandaşla kurulan bağın zayıflaması.
Bisiklet yolları…

Arabasız pazar uygulamaları…
Bunlar doğru kurgulandığında değerli projeler olabilir.
Ama “yaptım oldu” anlayışıyla yönetilemez.

• Toplum hazırlanmalı
• Alternatifler oluşturulmalı
• Trafik altyapısı güçlendirilmeli
• İletişim güçlü kurulmalı

Bunlar yapılmadığında, iyi niyetli bir bile tepkiye dönüşür.
Bugün yaşanan tam olarak bu.
Vatandaş konuşuyor.

Ama o ses, belediye yönetimine ulaşmıyor.
Etrafı saran şakşakçı bir çevre, gerçeklerle temas kurulmasını engelliyor.
Ve geriye dönüp baktığımızda ortaya çıkan tabloyu en iyi özetleyen ifade şu:

“Mış gibi belediyecilik.”
2 yılın bilançosuna bakıyoruz:

çözülüyormuş gibi
• Öğrenci yurdu yapılmış gibi
başlatılmış gibi
• Otoparklar yapılıyormuş gibi
• Sosyal destekler artmış gibi

Ama şehirdeki temel sorunlar yerli yerinde duruyor.
Ortada ne güçlü bir vizyon var ne de iz bırakan bir proje.

Halk bunu görüyor.
Ve buna göre tavır alıyor.
Ve sonuç kaçınılmaz:
2 yılda tükenen bir .
Hâlâ geç kalınmadıysa, birilerinin Ayşe Hanım’a şu gerçeği hatırlatması gerekiyor:
Siz bir Yılmaz Büyükerşen değilsiniz.

Yılmaz Büyükerşen olmak kolay değil.
Onun yıllar içinde inşa ettiği birikim, yönetim kabiliyeti ve toplumsal karşılığı devralınabilecek bir miras değil.

Onun karizmasına, gücüne ulaşmak için daha çok fırın ekmek yemek gerekir.
Dolayısıyla Yılmaz Büyükerşen, iki dönem çalışıp üç dönem hiçbir iş yapmasa da kredisini devam ettirebilirdi; nitekim öyle de oldu.
Ama sizin böyle bir şansınız yok.

Sizin çok çalışmanız gerekiyor.
Aynı yöntemlerle yola devam edip aynı sonuçları beklemek, sizin için sadece hayal kırıklığı üretir.

Gerçeklerle yüzleşilmeden bu gidişatın değişmesi de mümkün görünmüyor.

2 Yılda Tükenen Ayşe Ünlüce
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter