1. Haberler
  2. Trend Haberler
  3. Mavi kelebeklerden Gazze’ye: Unutulan soykırımın geri dönüşü

Mavi kelebeklerden Gazze’ye: Unutulan soykırımın geri dönüşü

Bazı hikâyeler vardır… Sadece anlatılmaz, insanın içine yerleşir. Gazeteci Atakan Çelik’in “Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” kitabında yer alan kriz bölgeleri anlatısı, bir kurum tarihinden çok daha fazlasını söylüyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazı hikâyeler vardır…
Sadece anlatılmaz, insanın içine yerleşir.
Gazeteci ‘in “Yüzyılın Tanığı: Ajansı’nın Asırlık Öyküsü” kitabında yer alan bölgeleri anlatısı, bir kurum tarihinden çok daha fazlasını söylüyor.
Bu bölüm, Anadolu Ajansı’nın sadece haber geçmediğini; insanlığın en karanlık anlarına tanıklık ettiğini ortaya koyuyor.
Ve bu tanıklığın en derin izlerinden biri Bosna’da başlıyor…
Soykırımı Ortaya Çıkaran Sessiz Tanıklar: Mavi Kelebekler
Srebrenitsa’da toprak susmuştu…
Ama doğa susmadı.
Toplu mezarların olduğu bölgelerde yetişen otlar ve o otlarla beslenen mavi kelebekler…
Sessizce gerçeği işaret ediyordu.
Gazeteciler o kelebekleri takip etti.
Her kelebek, bir mezarın üstünde dolaşıyordu.
Her , bir insanın yarım kalan hayatıydı.
Her kanat çırpışı, bastırılmak istenen bir hakikatin sesi…
Atakan Çelik’in anlatımında bu sahneler, bir gözlem değil;
vicdanın kayda geçirilmiş hali olarak karşımıza çıkıyor.
Ve tam burada, Bosna’nın bilge lideri Aliya Izetbegovic
yıllar önce söylediği o cümleyle yeniden konuşuyor: “Unutulan soykırım, tekrarlanır.”
Ve o söz, Gazze’de yeniden hayat buldu
Bugün Gazze’de yaşananlar…
Sadece bir savaş değil.
Bosna’da unutulanın, yeniden ete kemiğe bürünmüş hali.
Yıkılan hastaneler, hedef alınan siviller, açlıkla terbiye edilmeye çalışılan bir halk…
Dün Srebrenitsa’da susan dünya, bugün Gazze’de yine aynı sessizliğe gömülüyor.
Bu kez mavi kelebekler yok belki…
Ama altındaki çocukların sesi var. Açlıktan ölen bedenlerin sessiz çığlığı var.
Ve yine aynı soru:
Görülmeyen bir acı gerçekten yaşanmamış sayılır mı?

Riyad’da kurulan bir cümle, bölgenin kaderini anlatıyordu
Kitapta yer alan bir diğer çarpıcı tanıklık ise 2011 yılında yapılan bir röportaj…
Dönemin İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri
Ekmeleddin İhsanoğlu
ile yapılan görüşmede kurulan o cümle, bugün hâlâ yankılanıyor:
“Bu süreç diktatörlerin sonbaharıdır… Bu bir devrin kapanışıdır.”
Bu söz, sadece bir siyasi analiz değil;
Ortadoğu’nun kırılma anını tarif eden bir eşikti.
Ama bugün gelinen noktada soru daha ağır:
👉 Diktatörler gitti, peki adalet geldi mi?
👉 Yoksa acının biçimi mi değişti?
Anadolu Ajansı: Haberin ötesinde bir tanıklık
“Yüzyılın Tanığı”nın bu bölümü, Anadolu Ajansı’nı sadece bir haber ajansı olarak değil;
hafızayı taşıyan bir kurum olarak konumlandırıyor.
Bosna’da mavi kelebeklerin izini sürenler de,
Gazze’de enkazın altından hakikati çıkaranlar da aynı sorumluluğun parçası:
Unutulmaması gerekeni yazmak.
Çünkü bazı gerçekler vardır…
Yazılmazsa kaybolur, kaybolursa yeniden yaşanır.
Bir hafıza çağrısı
Bu kitap bize şunu söylüyor:
Hakikat sadece yaşanmaz…
kayda geçirilirse var olur.
Ve eğer bir gün mavi kelebekler yeniden ortaya çıkarsa, bu, sadece doğanın değil;
insanlığın bir kez daha geç kaldığının işareti olacaktır.

Mavi kelebeklerden Gazze’ye: Unutulan soykırımın geri dönüşü
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.