Türkiye genelinde artan araç sayısı ve göç dalgası, başkent Ankara‘da ulaşımı bir krize dönüştürmeye başladı. TÜİK verilerine göre Ankara‘da trafiğe kayıtlı araç sayısı bir yılda yüzde 6,6 artarken, bu artışın trafikteki bekleme süresine 22 dakikalık ek bir yük getirdiği belirlendi. Uzmanlar, kentte kayıtlı görünmeyen ancak aktif olarak trafikte olan 150 bin “hayalet araç”a dikkat çekiyor.
Ankara’da Araç Artışı Türkiye Ortalamasının Üzerinde
TÜİK’in 2025 Ekim ayı verilerine göre, Ankara’da araç sayısı geçen yıla göre 183 bin 989 artarak 2 milyon 967 bin 560‘a ulaştı.
Kent Trafiği Strateji Uzmanı Ali İmran Erseven, Türkiye genelindeki %6’lık artışa kıyasla Ankara’daki %6,6’lık artışın daha yüksek olduğuna vurgu yaptı. Erseven, “Kentteki ana arterlerde yaptığımız çalışmalarda, bu artışın 22 dakikalık bir trafik yükü oluşturduğunu gözlemledik,” dedi.
Trafiğin Gizli Yükü: 150 Bin “Hayalet Araç”
Erseven, resmi rakamların ötesinde bir de “hayalet araç” gerçeği olduğuna dikkat çekti. Ankara trafiğinde, kaydı başka illerde olan ancak fiilen Ankara’da kullanılan yaklaşık 150 bin araç bulunduğunu belirten Erseven, şunları söyledi:
“Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ağırlıklı deprem bölgesi plakalı araçlar ve İstanbul plakalı kiralık araçlar trafikte. Bunların kayıtları başka ildeyken realitede Ankara’da ikamet ediyorlar. Bu da trafiği artıran önemli olgulardan biri”.
“Daha Fazla Şerit Çözüm Değil, Öncelik Yayada Olmalı”
Gazi Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Öcalır, soruna sadece “otomobil odaklı” bakılmaması gerektiğini belirtti. Daha fazla şerit veya kavşak yapmanın çözüm olmadığını savunan Öcalır, planlama hiyerarşisinin tersine çevrilmesi gerektiğini vurguladı:
“Bir yol planlanırken öncelik sırasıyla; yayalara, bisikletlere, toplu taşımaya, hizmet sektörüne ve en son otomobil kullanıcılarına verilmeli. Bizdeki sıra ise tam tersi. Bu sırayı başa döndürüp yayadan başlarsak çözümü buluruz”.
Şehir İçinde Kalan “Otoyollar” Güvenlik Riski Yaratıyor
ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hediye Tüydeş Yaman ise trafik güvenliği konusuna dikkat çekti. Şehirlerin büyümesiyle eskiden şehirlerarası olan yolların artık şehir içi koridorlara dönüştüğünü belirten Yaman, Ankara’daki Konya Yolu (Mevlana Bulvarı) ve Eskişehir Yolu (Dumlupınar Bulvarı) örneklerini verdi.
Yaman, yüksek hıza uygun tasarlanan bu yolların şehir içinde kalmasıyla yaya ve bisikletliler için güvensiz ortamlar oluştuğunu belirterek, “Güvenli bir kentsel hız yönetimi yaklaşımı geliştirmemiz gerekiyor,” uyarısında bulundu.

