2026 Ankara İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat Haberleri
  3. Selimiye Camisi: Özgün 16. Yüzyıl Mimar Sinan Tezyinatına Dönüşüyor

Selimiye Camisi: Özgün 16. Yüzyıl Mimar Sinan Tezyinatına Dönüşüyor

UNESCO Mirası Selimiye Camisi, Mimar Sinan'ın özgün tarzına kavuşuyor. Restorasyonda, 450 yıllık caminin tezyinatı aslına uygun hale getiriliyor.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Edirne Selimiye Camii’nde 4 yıldır süren restorasyonun sonuna gelinirken, caminin ana kubbesine yapılacak süsleme ve hat yazıları konusunda uzmanlar arasında büyük bir başladı. Tartışmanın merkezinde şu soru yer alıyor: Kubbe, Sinan’ın orijinal 16. yüzyıl estetiğini mi, yoksa sonraki dönemlerde eklenen tarihi katmanları mı yansıtmalı?

Bir Taraf: “Barok Süslemeler ve Usta İşi Olmayan Hatlar Kaldırılmalı”

Prof. Dr. Sadettin Ökten, Uğur Derman ve Hattat Mehmet Özçay gibi isimlerin başını çektiği bir grup uzman, restorasyonda referans alınan 19. yüzyıl Barok etkili süslemelerin ve hatların, caminin ruhuna yabancı olduğunu savunuyor.

Prof. Dr. Ökten, Selimiye’nin sadece bir “tarihi eser” olarak değil, öncelikle bir “” olarak görülmesi gerektiğini, Barok üslubun ise bu manevi atmosferi zedelediğini belirtiyor.

 

Hattat Uğur Derman ve Mehmet Özçay ise o dönemki yazıların sanatsal değerinin düşük olduğunu, ‘daki büyük ustalar yerine “mahalle hattatları” tarafından yazıldığını ve bu “tarihi olmayan, sanatsal değeri bulunmayan” yazıların kaldırılması gerektiğini vurguluyor.

Diğer Taraf: “Caminin Kendi Özgün Desenlerini Kubbeye Taşıyoruz”

Restorasyonu yürüten ekibin başındaki Nakkaş ve Yüksek Mimar Semih İrteş ise yapılan çalışmanın yeni bir tasarım veya tarihi bir hata olmadığını savunuyor. İrteş, ana kubbeye uygulanan desenlerin, caminin kendi yarım kubbelerinde bulunan orijinal 16. yüzyıl Sinan dönemi nakışlarından birebir alınarak orantılı bir şekilde büyütüldüğünü belirtiyor. İrteş’e göre amaç, “başka camilerden üslup transferi yapmak yerine, yapının kendi içindeki özgün örneklerle kimliğine dönmesini sağlamak.”

Felsefi Ayrım: “Tarihi Eser mi, İbadethane mi?”

Tartışmanın temelinde, Selimiye’ye nasıl bakıldığına dair felsefi bir ayrım yatıyor. Bir görüş, camiyi tüm tarihi katmanlarıyla korunması gereken çok katmanlı bir “tarihi eser” olarak görürken, diğer görüş ise önceliğin yapının bir “ibadethane” olarak orijinal manevi ve estetik bütünlüğünü korumak olduğunu savunuyor.

Restorasyon son aşamasına girerken, ‘nin en önemli mimari miraslarından biri üzerindeki bu üst düzey ve medeniyet tartışması, esere verilen önemi ve hassasiyeti bir kez daha gözler önüne seriyor.

Selimiye Camisi: Özgün 16. Yüzyıl Mimar Sinan Tezyinatına Dönüşüyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.